19 Mayıs 2018 Cumartesi

Oktay Akbal’ın Kitapları




Oktay Akbal’ın bütün kitapları Doğan Yayıncılık tarafından yeniden yayınlanacakmış. Edebiyatla ilgilendiğim ilk zamanlarda Oktay Akbal'ın kitaplarının çoğunu edinip okumuştum. Aradan geçen yıllar boyunca Oktay Akbal'ın zamanında  edindiğim bazı (genellikle Tekin Yayınlarından çıkan baskıları) kitapların kaybettim. Şimdi bana düşen, kitaplığa bakıp eksik kitapları tamamlamak ve bazılarını tekrar okumaktır.

29 Nisan 2018 Pazar

Jean Seberg – Carlos Fuentes Aşkı



Kendimi bildim bileli Latin Amerikalı yazarların kitaplarına, romanlarına ilgi duymuşumdur. Bu nedenle Carlos Fuentes’in 1996 yılında Türkçe basılan “Diana” adlı kitabını kitapçıda görür görmez edinip okumadan, incelemeden kitaplığıma koymuştum.


Sonra günün birinde Serseri Aşıklar filmini tekrar izleyince kadın oyuncunun fotoğrafının Carlos Fuentes’in yukarıda adını andığım Diana kitabının kapağında kullanıldığını fark ettim. Hemen kitabı okumaya başladım. Diana kitabını Can Yayınları roman olarak adlandırsa bile Carlos Fuentes, Jean Seberg’le olan aşkını anlatıyordu.




Henüz Serseri Aşıklar filmini izlemediyseniz bulup izleyin derim. Sonra Jean Seberg’in başka filmlerini aramak isteyeceksiniz.

Jean Seberg, Airport filmini çekmek üzere 2 aylığına Meksika’ya gittiğinde bir yılbaşı gecesi Fuentes ile tanışıp aşk yaşar. Airport filmi 1970 yılında gösterime girdiğine göre Fuentes – Seberg aşkı muhtemelen 1969 yılının son gününde başlayıp alevlenmiştir.


https://www.imdb.com/title/tt0065377/

Yukarıda sözünü ettiğimiz À bout de souffle – Serseri Aşıklar filmi ise 1960 yılında gösterime girmiştir. Dolayısıyla Seberg’in Diana kitabının kapağında kullanılan fotoğrafı 1960 yılına ait iken Fuentes-Seberg aşkı 10 yıl sonra yaşanmıştır. Airport filminin başrolünde Burt Langaster oynamakta ve gerilim filmlerinden hoşlanmıyorsanız Airport filmine kayıtsız kalabilirsiniz. Airport filmiyle ilgilenme nedenimiz, Jean Seberg’in Fuentes ile aşk yaşadığı günlerdeki haline görmektir.

21 Nisan 2018 Cumartesi

Facebook’ta Şiir Yayınlamak


J. Salinger’ın hayatının ve yazarlık serüvenin anlatıldığı “Çavdar Tarlasındaki Asi” filmi dolayısıyla yazarla ve yazdıklarıyla yeniden ilgilendim. Salinger, kitapları o günün şartlarına göre olağanüstü düzeyde çok satarken yayıncısına gider ve kitaplarının artık basılmasını, yani okunmasını istemediğini söyler. Salinger, önceleri yazdıklarını yayımlatmak için elbette çok uğraşır, öykülerini dergilere sıklıkla gönderir.

Salinger’in yayınlamayla ilgili davranışından yola çıkıp sözü facebook sayfasında sıklıkla şiirlerini yayınlayanlara getirmek istiyorum. Sözü edilecek kişiyi tanıyorsunuz; şiir yazdığını, bazı şiirlerini bir araya getirip kitap olarak yayınladığını biliyorsunuz. Günün herhangi bir saatinde bakıyorsunuz ki şairimizin şiirlerinden birisi facebook penceresinde karşınızda duruyor. Paylaşılan şiir uzunsa Facebook tarafından sadece bir kısmı görüntüleniyor. İsteyenler “Devamını gör” linkini tıklayıp şiirin tamamını görebiliyorlar.

Şöyle bir senaryomuz olsun: Şairimiz şiirlerini derleyip toparlayıp kitap olarak yayınlıyor. Sonra facebook sayfasında kitabının kapak resmi eşliğinde şiirlerinden birisini duyuru niyetine arkadaşları için paylaşıyor. Yani facebook ve diğer sosyal medyayı şiirlerini ve kitaplarını duyurmak amacıyla kullanıyor. Bu yapılana kimsenin bir itirazı olamaz. İtirazımız, şiirlerini durup dururken kafaları estikçe facebook’ta yayınlamalarıdır.

Şiirlerinizi internet ortamında yayınlayıp okunmasını mı istiyorsunuz? Bize sorarsanız bir blog açın ve şiirlerinizi o blogda yayınlayın. Blog’a yeni bir yazı-şiir eklediğinizde ise bu yazının linkini facebook’ta paylaşın; şiirinizi veya yazınızı kim okumak istiyorsa o linki tıklayıp bloğunuza ulaşsın.

 

15 Nisan 2018 Pazar

Onur Saylak’ın Daha Filmini İzleme Tecrübesi



Bugün (15 Nisan 2018) Onur Saylak'ın yönettiği Daha filmini izlemek üzere Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi'ne gittim. Film, birilerinin (belediye yöneticisi değil) keyfi yerine gelsin diye 15 dakika geç başladı.
Film gösterimi yapılan salonda sunulan görüntü kalitesi berbattı. Çünkü parlak ve buruşmuş bir perde kullanıldığı için görünün sağ ve sol tarafları birbirinden çok farklıydı. Film gösteriminin yapılacağı günler önceden bilinmesine rağmen böyle bir perdeye görüntünün yansıtılmasına söyleyecek söz bulamıyorum.
Salonda duyduğumuz sesler neredeyse gürültüden ibaretti, konuşmaları anlamak için çaba harcamak gerekiyordu. Buna bir de filmde kullanılan ve gürültüden öte işlevi olmayan abartılı efektler eklenince..
Filmde dikkatimi çeken nokta daha vardı. Film başta sona İngilizce altyazılı olarak oynatıldı. Hal bu ki altyazılar, mültecilerin Arapça yaptıkları konuşmalarda gerekiyordu.
Tahmin edeceğiniz gibi bu şartları film bitene kadar salonda kalamadım. Artık filmi baştan sonra izlemek için digital kopyasının piyasaya verilmesini bekleyeceğim.

31 Mart 2018 Cumartesi

William Masters ve Virginia Johnson


20'li yaşlarımda William Masters ve Virginia Johnson tarafından yapılan cinsellik araştırmasından söz eden çok sayıda yazı-makale okumuştum. O yıllarda sözünü ettiğim araştırmanın kitap halinin Türkçe çevrisinin baskısı olmadığı için yazılardan edindiğim bilgiler sınırlıydı. Sonra bu kitabın yeni baskıları yapılsa bile okumayı unutmuştum.


Yakın bir zamanda William Masters ile Virginia Johnson'ın hayatının anlatıldığı Masters of Sex adlı diziye rastlayınca izlemeye başladım. 4 yıl devam eden dizi toplam 46 bölümdür ve her bölüm yaklaşık 1 saattir. Dizide Dr. William Masters ile Virginia Johnson'un cinsellik araştırması sırasında yaşanılanlar merkeze alınmış olunsa bile yan karaktere de çokça yer verildiği için süre uzamış oluyor.

2016 yılında sona eren bu dizinin Türkçe dublajlı ve altyazılı kayıtlarını bulup izlemek mümkündür. Aşağıda linki verilen yazıda dizi hakkında az da olsa biraz bilgi edinmek mümkündür.


Masters of Sex dizisi dolayısıyla William Masters ile Virginia Johnson'ın yaptıkları araştırmalar hakkında bir şeyler okuma isteği olanlara aşağıda linki verilen yazı önerilebilir.
William Masters ile Virginia Johnson’un o zamanlar CBS televizyonuna çıkmaları onlar için önemlidir. O günlerde TV için yapılan söyleşiyi merak edenler aşağıda linki verilen videoyu izleyebilir.

Dr. Masters ile Virginia Johnson tanıştıklarında, Dr. Masters evlidir; Virginia ise 2. kocasından henüz boşanmış 2 çocuk sahibi genç bir kadındır. Washington Üniversitesi'nde beraber çalışmaya başlar başlamaz birbirinden etkilenirler. Asıl söylemek istediğim şudur: Bilim dünyası yıllar süren bu çalışmayı Virginia’nın William’a ve William’ın Virginia’ya olan aşkına borçludur. Çünkü aşk ikiliyi bir nevi bilimsel çalışmayı sürdürmeye zorlamıştır; bilimsel çalışmaları sayesinde görüşmelerini sürdürmüşlerdir. 
Bizce o günlerde evli olan William karısından boşanıp Virginia ile legal bir aşk yaşasaydı araştırma için o kadar zorluklara göğüs geremezlerdi, risk alamazlardı. Demek ki aşk her zaman şiirlere, romanlara itici güç olmuyormuş. Aşağıda verilen fotoğraf, Dr. Masters ile Virginia Johnson’un çalışmaları kitap olarak yayınlandıktan sonra çekilmiştir.



Diziden öğrendiğime göre, Dr. Masters ile Virginia’nın aralarının gergin olduğu bir dönemde Dr. Masters hastanede bir sunum yapmaya karar verir. Sunum metninin kapağına kendi adından başka Virginia’nın adını da yazar. Bu sayede yapılan araştırmanda Virginia’nın katkısı resmileşmiş olur. Bu davranış o sırada Dr. Masters'ın Virginia Johnson'a aşık olduğunu anlamak için yeterlidir. Şartları uygun olmamasına rağmen birbirinden ayrılmamak için yıllar boyunca her türlü çabayı gösteriyorlar. Hem de azimle, umutsuzluğa kapılmadan, bir birlerini bırakmayı düşünmeden.
Dr. Masters ile Virginia Johnson yıllar itibarıyla birbirlerini olumlu yönde değiştiriyorlar. Başlangıçta Wiliam, Virginia’nın akademik kariyer yapmasını geri planda engellemiş olsa bile birbirlerini geliştirmek ve birisi diğerinin eksiğini kapatmak için her türlü çabayı gösteriyor.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni



Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni filminden bir sekans:
Yönetmenin evine çekmeye başladığı filmin başrol oyuncusu oturmaya gelir. Kadın oyuncu raflardaki kitaplara göz gezdirir. Kitaplar raflarda 2 sıra halinde duruyorlar. Ön sırada Gorki'nin, Nazım Hikmet'in, Orhan Kemal'in, Adalet Ağaoğlu'nun edebi değeri görece yüksek olan kitaplar durmaktadır. Arka sırada ise gizlenmiş halde Kerime Nadir romanları. Türk aydını bundan daha iyi anlatılamazdı. Gerçekte kendisine Kerime Nadir hitap ederken, sanat müziği duygu tellerini titretirken eve misafir geldiğinde S. Bach çalar, rafların ön sıralarında hiç okumadığı kitaplar olur.



http://www.imdb.com/title/tt0263074